5 Kasım 2010

Uyku ile uyanıklık arasında bir rüya

Uykuyla uyanıklık arasında bir rüyamdın oysa.Adını bilmediğim adını anmadığım topraklarda var etmiştim seni kendimce.Hani bir (K)ayıp kent olsaydı içinde olmayan insanlar olsaydı ve birde adsız bir siyah postane olsaydı bende sana yazsaydım ama gönderemeseydim.Sen uyuya kalsaydın bende uykunla uyanıklığın arasında bir rüyan olsaydım.

Rüyalarının öcüsü olsaydım uykuda korktuğun uyandığında gülerek anlattığın.Ben bir çok şey olsaydım.Aşk olsaydım,yalnızlık olsaydım,sevinç olsaydım,gül olsaydım,diken olsaydım.Ama hep sende var olsaydım.Saat seni geçmeseydi hiçbir zaman.İkimize ramak kalsaydı.Tam üstümüze gelseydi aşkın yelkovanı ve saat tam biz olsaydık!Zamanları bile korkutsaydık!

Hava güzel olsaydı ben kapınızın önüne gelseydim serenat yapsaydım.Senin koltukların kabarsaydı.Arkadaşların “ne yakışıklı çocuk yaptığına bak kim yapar bunu” diyip kıskanıp çatır çatır çatlasalardı.Sen hoşlansaydın bu durumdan ama belli etmeyip içeri geçseydin.Bende seni tavladığımı düşünseydim bir demet gül gönderseydim.Üstünede fiyakalı bir not yazsaydım
“Bekliyorum
Öyle bir havada gel ki
Vazgeçmek mümkün olmasın..”.

Sen bunu okusaydın ve yanlış anlasaydın.Gelip kafamda dağıtsaydın caaanım gülleri.”Yanlış anladınız” diye arkandan bağıra bağıra koşsaydım seninde hoşuna gitseydi.
Kız sen ne zillisin bir bilsen!

Beni peşinden deli gibi koştursaydın sonrada durup dinleseydin.Seni kötü bir şey demediğime ikna etseydim sonrada alttan alttan gülseydin bana.Bende seni sevdiğimi söyleseydim.Ve sende bana evli olduğunu!!!Ben oracıkta giyotin altına girseydim kıyım kıyım kıyılsaydım.
İyi olur muydu hiç?Olmazdı zilli!...

~M.Yıldız~

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder